Internet'in en iyi kaynak sayfasına hoşgeldiniz.
Gebap, gün içerisinde ki kahve aralarınızı doldurmanız için oluşturulmuş, kâr amacı gütmeyen bir internet sitesidir. Veriler 3. kaynaklar tarafından internet sitemizde yayınlanır. Tüm amaç siz ülke insanlarının aradığınız bilgiye daha hızlı ulaşmasıdır. Kafanıza takılan soru ve sorunları lütfen info@gebap.net adresine bildiriniz.

Dizin Kategorileri Dizin Kategorileri
Takipseverler
Hava Durumu
Bu hafta İstanbul'da hava durumu 10 derecenin altına düşmeyecek.

Bir tek Cumartesi günü hissedilir derecede hava sıcaklığı düşecek, ama haftasonu süper olacak.

Havanın ısındığını zannedip palto ve montlarınızı bir köşeye atmayın.
AK Parti'yi kapatmak için 3 koz!
AK Parti'yi kapatmak için 3 koz!
Tamamen gizli olması gereken bir soruşturmanın yine gizli kalması gereken belgeleri kopyalanıp CHPye teslim ediliyor.
22.02.2010 10:00

Tamamen gizli olması gereken bir soruşturmanın yine gizli kalması gereken belgeleri kopyalanıp CHP'ye teslim ediliyor.

Adem Yavuz ARSLAN yazdı...

Balyoz Darbe Planı ve Kozmik Oda aramalarını hatta 'ıslak imza'yı unutup Erzincan'da başlayan 'yargı depremi'ne dalmıştık ki Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un dinlenilmesi olayı patladı.

Gerçi Türkiye telekulak olayları karşısında 'şerbetli' sayılabilir. Bugüne kadar kimlerin ses kayıtları ortaya dökülmedi ki? Ama kabul edelim, hiçbiri Genelkurmay Başkanı'nınki kadar 'şaşırtıcı' olmadı.

Konuşmanın içeriği ayrı bir tartışma konusu. Sözler yenir yutulur cinsten değil. Başbuğ'un Karargâh tarafından da doğrulanan ses kayıtlarına göre Arınç'ın izlenilmesi bizzat kendi emriymiş. Ayrıca Kozmik Oda aramalarıyla ilgili de ilginç ifadeler var. Kamuoyuna 'hukuka bağlılık' mesajları verilirken dar çerçevede başka şeyler söylenmiş. İçeriği muhatapları tartışır ama esas mesele Başbuğ'un dinlenilmiş olması.

Hükümetin Başbuğ'u görevden almak gibi bir niyeti olmadığı artık aşikâr. Hal böyleyken bu konuşmayı kim kaydetti ve neden sızdırdı?

Ankara'da öne çıkan 'Başbuğ'u Büyükanıt gibi hükümetle işbirliği yapmakla suçlayan cuntacı yapılanmanın' işi olduğu tezi. Böylece "Emekliliğinde bile rahat edemezsin, hükümetle değil bizimle paslaşacaksın" mesajı verilmiş oluyor. Tezi destekleyen örnekler de mevcut. Büyükanıt ile ilgili karalama kampanyalarının bizzat silah arkadaşlarının işi olduğu Ergenekon soruşturmasında ortaya çıkmıştı. Ayrıca intihar eden albayın eşiyle ilgili bilgilerin Poyrazköy sanıklarında çıktığını da hatırlatalım.

Başbuğ'un konulara bakışı ortada. Darbe planlarına inanmıyor, askerin yıpratıldığını söylüyor. Ses kayıtlarında da görüldüğü gibi toplumun ekseriyeti ve hükümetle de görüş ayrılığı var. Ama bu durum bile cuntacıları ve 'sivil paşaları' kesmiyor. 'Kodumu oturtan' bir tavır bekliyorlar. Onlara göre en iyi asker darbe yapan askerdir.

Bu işin şakası yok. Karargâhın bu konuyu aydınlatması şart. Bugüne kadar sonucunu bir türlü göremediğimiz 'soruşturmalar' gibi olmamalı.

Ankara kulislerindeki 'kapatma beklentisi'ne gelirsek. Yaklaşık iki ay önce kapatma davası hazırlıkları ile ilgili kulisleri aktarırken dosyanın tamamlandığını, üç ana başlıkta 700 sayfa olduğunu, açılım, telekulak ve dikta iddialarının omurgayı oluşturduğunu aktarmıştık. Tabii bol bol gazete kupürü olduğunu da.

Hatta başsavcının 'hissetme' açıklamasıyla 'bu iş ciddi galiba' yorumları yapılır olmuştu. Son günlerde beklenti yükseldi. Eskiden Genelkurmay'ın ışıklarına bakılırdı şimdi Yargıtay'a bakılıyor.

Espriler, senaryolar havada uçuşuyor. Oysa bu konu tiye alınmayacak kadar ciddi bir konu. Bir kapatma davasının Türkiye'ye neye mal olduğu ortada.

Hükümet kanadı 'kapatma beklentisi' içinde değil. Hem 'gerekçesi yok' diyorlar hem de 'yedek' senaryoları hazır. Hem 'boynunu uzatıp giyotini beklemeyecek' hem de 'hemen seçime gidecek.' Başka 'sürprizler' de konuşuluyor ama onların dedikodu mu kulis mi olduğunu ayrıt etmek için erken.

Burada bir parantez açmak lazım. Malum olduğu üzere birinci kapatma davasının delilleri internetten toplandığı için Yalçınkaya'nın adı 'Google Savcısı'na çıkmıştı.

Yüksek sesle dile getirilmiyor ama iktidar partisinde herkes "Yalçınkaya bize delil ararken CHP ve İşçi Partisi'ne kör mü" diyor.

Aslında bu eleştiri çok da haksız değil. İP'nin lideri ve yöneticileri terör örgütü üyeliğinden tutuklu. Her eylemi tartışmalı. CHP ise hem Ergenekon'un avukatı hem de Erzincan'ın.

Hem milletvekilleri Silivri'ye gidip avukat sıralarında oturuyorlar hem de Erzincan'a gidip kaybedilen gizli tanıklarla, beraberinde ADD yöneticileriyle toplantı yapıyorlar.

Tamamen gizli olması gereken bir soruşturmanın yine gizli kalması gereken belgeleri kopyalanıp CHP'ye teslim ediliyor. Abartı diyenler CHP'nin 25 Aralık 2009 tarihli Erzincan Raporu'na bakabilir. Gizli bilgiler Baykal'a ulaştırılmış. Yasa dışı dinleme kayıtları CHP'ye yollanmış. Hatta Kılıçdaroğlu'na yollanan yanlış bir belge yüzünden ne kadar zorda kaldığı da unutulmadı.

Kime karşı hangi gerekçeyle yapıldığı önemli değil. 2010 Türkiye'sinde artık parti kapatmaların konuşulmaması gerekiyor. Gerekli düzenlemeyi yapmadığı için de vebal hükümetin boynunda. Ama başsavcının da tüm partilere eşit mesafede olmasını beklemek çok da lüks olmasa gerek. Sahi, AK Partili bir vekil gizli tanıklarla toplantı yapsa, yasa dışı dinleme kayıtlarını alsa, başsavcıyla sık sık kahve içse ne olurdu?
Kahve Molası
Arama

Etiket Bulutu
Bilgisayarınız için
Bilgisayarınız için olmazsa olmaz araçlardan sadece biri;
Sitenizi dizine mutlaka ekleyin
Sitemizden ücretsiz olarak link almak isterseniz sitenizi dizinimize ekleyin.

Sitenizin adresini buraya yazarak başlayın!


Döviz Kurları
Dolar
Alış: 1.5130
Satış: 1.5250
Euro
Alış: 2.0700
Satış: 2.0870

Navigator: Anasayfa Kendi Sitenizi Ekleyin! Son Dakika Haberleri Şans Oyunları İddia Sonuçları