Internet'in en iyi kaynak sayfasına hoşgeldiniz.
Gebap, gün içerisinde ki kahve aralarınızı doldurmanız için oluşturulmuş, kâr amacı gütmeyen bir internet sitesidir. Veriler 3. kaynaklar tarafından internet sitemizde yayınlanır. Tüm amaç siz ülke insanlarının aradığınız bilgiye daha hızlı ulaşmasıdır. Kafanıza takılan soru ve sorunları lütfen info@gebap.net adresine bildiriniz.

Dizin Kategorileri Dizin Kategorileri
Takipseverler
Hava Durumu
Bu hafta İstanbul'da hava durumu 10 derecenin altına düşmeyecek.

Bir tek Cumartesi günü hissedilir derecede hava sıcaklığı düşecek, ama haftasonu süper olacak.

Havanın ısındığını zannedip palto ve montlarınızı bir köşeye atmayın.
Tam 1657 çocuğumuz aranıyor
Tam 1657 çocuğumuz aranıyor
YAKAD Başkanı Zafer Özbilici, kaybolan insanların fotoğraflarını gösterirken yüzünden ne kadar acı çektiği anlaşılıyordu.
22.02.2010 10:00

YAKAD Başkanı Zafer Özbilici, kaybolan insanların fotoğraflarını gösterirken yüzünden ne kadar acı çektiği anlaşılıyordu.



DERTLİ DERTLİ ANLATTI

Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği’nin (YAKAD) Başkanı Zafer Özbilici nazikçe bizi kapıda karşılıyor. Yaşananlar ortada, hep aynı soruları sormaya gerek yok. Zafer çok dertli. O anlatıyor, biz de dinliyoruz

Her geçen gün sayısı artan kayıp çocuklar, Türkiye gündemini hayli sarsıyor.

Kayıp ailelerinin yürek yakan feryat, figânı... Herkese yakın geçmişte yaşadığı acıları hatırlatıyor. Tarifsiz bir acıyı, tarif etmeye çalışacağız.

4 yaşında bir oğlum var

Kaybolduğunda 3 yaşındaydı. Ah o gün yaşadıklarım.

Film gibi bir hafta sonu...

Devâsa bir alışveriş merkezi.

Birkaç parça ev eşyası almaya çalışırken, vakti gelen namazı edâ ediyorum.

Namazdan çıktığımda karşımda büyük bir telaşla beni bekleyen eşimin; Gözüyaşlı “Ne olur oğlumu bul!” yakarışıyla, yüreğime ‘onlarca his’ hançer gibi saplanıyor. Evet onlarca! Tarifsiz ve tuhaf bir acı. Korku, endişe, keder, şefkat, ayrılık, hasret...

Ellerim ve ayaklarım titriyor. Aklım karmakarışık...

- Acaba kaçırıldı mı?.. Başına bir şey mi geldi?..

Hemen koşarak güvenlik merkezine gidiyorum. Önce kılık, kıyafet, kilo ve tam bir eşgal veriyorum. En son görüldüğü yeri anlatıyorum. Alışveriş merkezinin güvenliği ve elemanları seferber oluyor. Telsizlerde müthiş bir telsiz trafiği başlıyor... O muazzam büyüklükteki alışveriş merkezini 20 dakikada 3 defa turluyorum.

- Nerdesin be küçük adam?

Otoparka iniyorum. Çıkan araçları tek tek kontrol ediyorum. Çıkış yapan araçların içlerini kontrol ediyorum.

İnsanların bakışlarını umursamıyorum bile. En acısı, her aracın altına dahi bakıyorum.

Yarım saat, bir saat..

Çocuk yok...

Her kat, reyon, mağaza, tezgah, bölüm, stand, didik didik aranıyor. Yorgun düşüyorum.
Çaresizim...

Yüreğim yanıyor, ciğerim parçalanıyor. Sanki kulaklarımda onun sesi var; ‘Babaa buradayım!’ Hatta bir reyondan, ‘Baba’ diye bir ses işitiyorum!..

Koşuyorum! Hayır o değil.

Yüreğim 5 bin metre maraton koşmuşum gibi atıyor.

Dualar, yalvarmalar, tövbeler, adaklar...

“Allahım!”

1.5 saat geçiyor aradan. Aramalar sonuç vermiyor..

İçimdeki korku daha da büyüyor.. Ya bulamazsam!

Aradan 2 saatlik bir süre geçiyor, bir anda güvenlik görevlilerinin telsizlerinde hızlı, heyecanlı konuşmalar cereyân ediyor. Ardından güvenlik görevlisi elinden tutmuş getiriyor oğlumu. Gözlerinde korku var. Boynu bükük, ürkmüş, yanaklarının üzerinde inci gibi yaşlar... O anda eşim ve oğlumun sarılıp yek vücut olmasını izliyorum. Sanki yıllardır görmüyor evlâdını... Meğer kaybolunca, çok korkmuş. Çocuk işte gitmiş, sanayi gereçleri reyonunda kolilerinin arasına saklanmış... Allah korumuş. Ezilebilirdi de. “Kolilerin arasından çıkması için zor ikna ettik” diyor güvenlik görevlisi. Derin bir oh çekiyorum..

- Teşekürrr... diyebiliyorum.

Elhamdülillah!.. Şükür kavuşturana

Ben oğluma kavuştum.

Ya kavuşamayanlar...

Düşünsenize iki saatte hissettiğim acıyı, senelerdir hissedenleri.. Bu acıyı yaşayanlardan sadece bir tanesi bu yazıyı birlikte hazırladığımız Cüneyt abi... Yıllar önce hastaneden kaybolan bir daha ulaşamadığı dedesini anlatıyor heyecanla. ‘Babam halen dedemi bekler biliyor musun?’ diyor, dolu dolu gözleriyle...

KAYIPLARIN İZİNDE

İşe koyuluyoruz... İstatistikler ortada, evinin önünden bir anda yok olan minik çocuklar, yolda izde, parkta kaçırılanlar, taksilere tıkılanlar, evden kaçan hevesliler...

Kayıp nüfusu 1657...

Kayseri’deki çocuklar halen dağ tepe aranıyor

Nafile!..

Erzurumlu iki kız çocuğu önce kaybolup, sonra bir derede ölü bulunuyor.

Facia!..

Biz yazı dizimizi hazırlarken Zeytinburnu’ndan kaçırılan Seyda sonra bulunuyor. Gaziantep’te Asiye bakkala giderken kaybolduktan sonra ormanlık alanda cesedi bulunuyor. Bu ülkede çocuklar kapısının önünden neden kayboluyor?

Bu sorunun cevabını bulmak için uzun soluklu bir dizi hazırlıyoruz. Önce Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği’ne (YAKAD) gidiyoruz. Sonra büyük bir umutla çocuklarını arayan ailelerin, hislerine tercüman olmak istiyoruz.

4 yaşında evinin bahçesinde yitirilen Ahmet Tarı’nın, umutla bekleyen annesi Beyhan hanımın feryadını, 6 yaşında evinin kapısı önünde oynarken kaybolan Bayram Küpşi’yi, 3 yıldır gece gündüz arayan kederli baba Cevher beyin hıçkırıklarını, 10 yaşındaki oğlu Onur Ömür’ün kayıplara karışmasıyla hayatı altüst olan baba Salih Ömür’ün dualarını, paylaşıyor ve kaydediyoruz... Her hikâye boğazımızda düğümleniyor.

Sonra kafamızdaki sorulara cevap arıyoruz. Kaybımızı nasıl buluruz?

İstanbul Çocuk Şube Müdürü Sedat Coşkun’u ziyaret ediyoruz. Polisimizin çocuklar için nasıl çalıştığını öğreniyoruz. Emniyet Müdürümüz, yeni bir koordinasyon merkezi oluşturduklarını söylüyor. Çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden en yakındaki tehlikeler için uyarıyor hepimizi... Peki kaybetmemek için neler yapmalıyız? Fatih Üniversitesi’nde ünlü sosyolog Doç. Dr. Ali Murat’ın da kapısını çalıyoruz. Uzmanımız, aile için iletişim ve eğitim eksikliğine dikkat çekiyor. ‘Kayıpların sebebi ne olabilir?’ tahmininde bulunuyor. Çocuk suçlarına değiniyor.
Millet olarak yaşadığımız ahlaki bunalımı da hatırlatıyor bizlere...
Kahve Molası
Arama

Etiket Bulutu
Bilgisayarınız için
Bilgisayarınız için olmazsa olmaz araçlardan sadece biri;
Sitenizi dizine mutlaka ekleyin
Sitemizden ücretsiz olarak link almak isterseniz sitenizi dizinimize ekleyin.

Sitenizin adresini buraya yazarak başlayın!


Döviz Kurları
Dolar
Alış: 1.5130
Satış: 1.5250
Euro
Alış: 2.0700
Satış: 2.0870

Navigator: Anasayfa Kendi Sitenizi Ekleyin! Son Dakika Haberleri Şans Oyunları İddia Sonuçları